Projeler


                 Osmanli-Hollanda 400. Yil
  Hollandalılar ve Zelandalılar denizle en çok bütünleşen uluslar olmuşlardır. Su üzerinde yüzen bir toprak parçasından ibaret bu ülkenin yaşam kaynağı tabiidir ki sudan başka bir şey olamazdı: "Birleşik Eyaletler Cumhuriyeti denizden çıkmış olduğundan, gücünü de denizden almıştır" (W. Temple, aktaran F. Braudel, Le Temps du Monde, s. 157). Ringa balığı avı, tuzlama ve tütsüleme, vlieboot yani flüt denen orta kısmı şişkin tekneler, kaba ve çok azla yetinen denizciler, dönemin en ileri teknolojisi sayesinde kimsenin rekabet edemeyeceği fiyatlarla gemilerin yapıldığı Amsterdam tersaneleri. Tüm bu temel unsurlar, kısa sürede, Hollanda'ya dünyanın tüm denizlerinde seyredecek bir gemi filosuna sahip olma şansını vermişti. Portekiz'in ve İspanya'nın tersine, Hollanda filosunun vücut bulmasında devletin payı çok azdı; buna karşılık filonun oluşturulmasına yardım eden kentler ortak bir eylem yaratmış ve ortak çıkarlarla birbirlerine bağlanmışlardı.
Hollanda yayılmacılığının çarpıcı yükselişinin temelinde, öncelikle, 1576-1609 arasındaki krizde ve Hollanda'nın bağımsızlığa kavuşmasını sağlayan Guerre des Gueux (Dilenciler Savaşı) sırasında Anvers'in harabeye dönmesi yatar. Bir başka neden ise, 1580'de, İspanya'nın Portekiz'i işgal etmesi ve iki tahtın birleştirilmesidir. Daha 1595'te, Goudalı Van Houtman, Uzak Ülkeler Kumpanyası'nı kurmuş olan Amsterdamlı pek çok tacirden 4 gemi, 60 top ve 250 adam elde etmeyi başarır. Bir tür Hindistan ve Uzakdoğu turu yaparak ambarları ağzına kadar dolu halde ülkesine geri döner. Sevinç büyüktür. Tekrar yola çıkar ve ardından bir, iki ve daha fazla tekne grubu Molukka adaları üzerinden dünya turuna çıkar. Tıpkı filo inşasına yardımcı olan kentler gibi, bir süre sonra ortaklık kuran bağımsız   
şirketler tarafından finanse edilen bu girişimlerin kahramanları
Olivier Van Noort ve Van Neek'tir
Zeeland bölgesi, 1600'lerde Hollanda Prensi Maurits döneminde, İspanyollarla yaşanan savaşlarda en önemli savunmanın yapıldığı yer. Hollanda için stratejik önemi çok fazla. O dönem İspanyolların elinde esir bulunan 1400 kadar Türk forsa Hollandalıların yardımı ile kurtulmayı başarır. Leventler kendilerini kurtaran Hollandalılara kıyafetlerini ve flamalarını hediye eder. Osmanlı flamalarını gemilerine çeken Hollandalıları gören İspanyollar, 'Osmanlı buraya donanma göndermiş' diyerek geri çekilir. Böylece ülke büyük bir istiladan kurtulur. Diğer bir rivayette ise Prens Maurits, İspanya'ya karşı Osmanlı'dan yardım ister, gelen cevapta asker gönderme yerine Osmanlı flamasının kullanılması önerilir. Gemilerdeki flamaları gören İspanyollar, Osmanlı'dan çekinerek geri döner. Hollandalı tarihçi yazar De Brock, olayın bir başka boyutunu yazıyor kitaplarında. İspanyol gemilerinde esir olarak forsalık yapan bir Osmanlı levendi kaçmayı başararak Hollanda'ya sığınır ve İspanyollar hakkında onlara önemli bilgiler aktarır. İki ülke arasındaki dostluk ilişkileri bundan sonra başlar. 
BİR OSMANLI LALESİ BİR EVE BEDELDİ Hollanda-Osmanlı ilişkileri denince akla ilk gelen lale olur hep. Doğrusu da budur çünkü ilişkilerin başlaması ve gelişmesinde bu narin çiçeğin büyük önemi var. Hollanda, ilk laleyi Osmanlı'dan almış. Bu "has" çiçeğin Hollanda'ya ilk gelişi ise 1560-61 yılları. Bu sebeple 1960'ta, lalenin Hollanda'ya gelişinin 400. yılı iki ülkede de kutlanmıştı. Çiçeğin nasıl Avrupa'ya taşındığına gelince… 1554'te Avusturya İmparatoru'nun büyükelçisi olarak İstanbul'a gelen Busbecq, laleyi Avrupa'ya getiren ilk isim aslında. Hollandalı uzman Clusius, lale soğanını Busbecq'ten alarak, yeni türlerini geliştirir ve ülkesinde yaygınlaştırır. Özellikle 1630'larda Hollanda'da tam bir lale çılgınlığının yaşandığı yıllar olur.
İki ülke arasında ilk kez 1612 yılında, Hollanda'nın Büyükelçi Cornelis Haga'yı İstanbul'a göndermesiyle başlayan diplomatik ilişkilerin günümüzdeki en önemli unsuru. 2012 yilinda Hollanda ve Turkiye arasindaki ilk kontratin 400. yili kutlanacak. Bu onemli gun anisina Sanatci Murat Ay tarafindan bestelenen Polifonik beste Hollanda'nin S'Hertagenbosh sehrinde studyo kayitlarina devam etmektedir. Bestenin singili 2012 yilinda satisa  cikacak ve bir cok etkinlikte calinacaktir.