Osmanli-Hollanda 400. Yil
Hollandalılar ve Zelandalılar denizle en çok bütünleşen uluslar olmuşlardır. Su üzerinde yüzen bir toprak parçasından ibaret bu ülkenin yaşam kaynağı tabiidir ki sudan başka bir şey olamazdı: "Birleşik Eyaletler Cumhuriyeti denizden çıkmış olduğundan, gücünü de denizden almıştır" (W. Temple, aktaran F. Braudel, Le Temps du Monde, s. 157). Ringa balığı avı, tuzlama ve tütsüleme, vlieboot yani flüt denen orta kısmı şişkin tekneler, kaba ve çok azla yetinen denizciler, dönemin en ileri teknolojisi sayesinde kimsenin rekabet edemeyeceği fiyatlarla gemilerin yapıldığı Amsterdam tersaneleri. Tüm bu temel unsurlar, kısa sürede, Hollanda'ya dünyanın tüm denizlerinde seyredecek bir gemi filosuna sahip olma şansını vermişti. Portekiz'in ve İspanya'nın tersine, Hollanda filosunun vücut bulmasında devletin payı çok azdı; buna karşılık filonun oluşturulmasına yardım eden kentler ortak bir eylem yaratmış ve ortak çıkarlarla birbirlerine bağlanmışlardı.
Zeeland bölgesi, 1600'lerde Hollanda Prensi Maurits döneminde, İspanyollarla yaşanan savaşlarda en önemli savunmanın yapıldığı yer. Hollanda için stratejik önemi çok fazla. O dönem İspanyolların elinde esir bulunan 1400 kadar Türk forsa Hollandalıların yardımı ile kurtulmayı başarır. Leventler kendilerini kurtaran Hollandalılara kıyafetlerini ve flamalarını hediye eder. Osmanlı flamalarını gemilerine çeken Hollandalıları gören İspanyollar, 'Osmanlı buraya donanma göndermiş' diyerek geri çekilir. Böylece ülke büyük bir istiladan kurtulur. Diğer bir rivayette ise Prens Maurits, İspanya'ya karşı Osmanlı'dan yardım ister, gelen cevapta asker gönderme yerine Osmanlı flamasının kullanılması önerilir. Gemilerdeki flamaları gören İspanyollar, Osmanlı'dan çekinerek geri döner. Hollandalı tarihçi yazar De Brock, olayın bir başka boyutunu yazıyor kitaplarında. İspanyol gemilerinde esir olarak forsalık yapan bir Osmanlı levendi kaçmayı başararak Hollanda'ya sığınır ve İspanyollar hakkında onlara önemli bilgiler aktarır. İki ülke arasındaki dostluk ilişkileri bundan sonra başlar. İki ülke arasında ilk kez 1612 yılında, Hollanda'nın Büyükelçi Cornelis Haga'yı İstanbul'a göndermesiyle başlayan diplomatik ilişkilerin günümüzdeki en önemli unsuru. 2012 yilinda Hollanda ve Turkiye arasindaki ilk kontratin 400. yili kutlanacak. Bu onemli gun anisina Sanatci Murat Ay tarafindan bestelenen Polifonik beste Hollanda'nin S'Hertagenbosh sehrinde studyo kayitlarina devam etmektedir. Bestenin singili 2012 yilinda satisa cikacak ve bir cok etkinlikte calinacaktir.